Refleksler her
canlıda bulunan koruyucu mekanizmalardır. Gözünüze birşey
kaçtığında gözlerin kırpılması, eliniz ateşe değdiğinde
elinizi hızla çekmeniz sizi dış dünyadan korumaya yönelik
reflekslerdir.
İnsanlar yeni doğduklarında sonradan ortadan kalkacak olan
birçok reflekse sahiptirler. Bu doğaldır, zira yeni doğmuş ve
kendini diliyle ifade edemeyen ve tüm sistemleri henüz gelişme
aşamasında olan bir canlının erişkin birine göre daha çok
koruyucu reflekse ihtiyacı vardır.
Dikkat: Aşağıdaki bilgiler miadında doğmuş bebekler için
geçerlidir.
İşte bebeklerin bu nedenle doğduklarında çok sayıda
refleksleri vardır. Bebeğiniz büyüdükçe ve kendi kendine
başetmeyi öğrendikçe bu erken dönem refleksleri de
zayıflayarak ortadan kalkar. Yerine çok daha karmaşık motor
beceriler (motor=)hareket)gelişir ve böylece bebeğiniz kendini
dış dünyadaki zararlı olması muhtemel etkenlerden daha iyi
koruyabilir hale gelir.Yenidoğan muayenesinde bu refleksler
doktor tarafından değerlendirilerek bebeğin nörolojik durumu
hakkında bilgi edinilir.
Uykuda ya da uyanık durumda bebeğiniz esner, sıçrar, hıçkırır,
gerinir ve bunları çoğu zaman "nedensiz" yapar. Bu
davranışların çoğu refleks tepkilerdir.
Bebeğinizin solunum yoluna, örnek olarak emme esnasında süt
kaçtığında bebeğiniz refleks olarak öksürür ve bu yolla
solunum sistemini yabancı maddelerden korur.
Yeni doğmuş bir bebek parlak bir ışık tutulmasına ya da
burnuna dokunulmasına hapşırarak cevap verir.
Göz kapaklarına dokunulduğunda gözlerini kırpar.
Topuğuna kan almak amacıyla iğne batırılması gibi ağrılı bir
uyarana bu uyarandan kaçarak cevap verir.
Karnı üstünde yatarken nefessiz kalmamak için başını
kaldırarak bir yana çevirir.
Bebeğinizin burnunun ya da ağzının üzerine bir nesne
koyduğunuzda elleriyle ya da başını hızlıca sallayarak o
nesneyi uzaklaştırmaya çalışır.
Kısacası yenidoğanlar o kadar da çaresiz değildirler.
Bazı reflekslere özel isimler verilmiştir:
Moro ya da "sıçrama" refleksi: Bebeğinizin olağandışı ve
aniden gelişen durumlarda verdiği bir tepkidir. Örnek olarak
bebeğiniz yatmaktayken yattığı yatağa elle sertçe vurulduğunda
bebek "sıçrar". Birden kollar, bacaklar ve vücut gergin bir
duruma getirilir ve kısa süre sonra eski haline döner.
Yakalama refleksi: Parmağınızı bebeğinizin avuç içine
koyduğunuzda ortaya çıkar. Bebeğiniz bu uyarana parmağınızı
avuç içinde sıkarak cevap verir.
Yürüme refleksi: Bebeğiniz ayak tabanlarında bir basınç
hissettiğinde ortaya çıkar. Bebeğinizi üstten desteklerseniz
ve düz bir zemine ayaklarını değdirirseniz bebeğiniz sanki
yürüyormuş gibi ayaklarını hareket ettirmeye başlayacaktır.
Bebeğinizin emme ve yutma refleksleri de oldukça gelişmiştir:
Bu refleksler beslenme açısından çok önemlidir. Bebeğiniz
kendisine uygun bir şekilde verilen memeyi oldukça iştahlı bir
şekilde emer ve gelen sütü de çok güzel bir şekilde yutarak
midesine indirir. Sakinliğe ihtiyacı olduğunda ise bebeğiniz
kendi parmağını ya da sizin parmağınızı emerek bu refleksi
uygulamayı sürdürür. Bebeğinizin alt ve üst dudak birleşim
yerine parmaklarınızla dokunun. Bebeğiniz ağzını açıp
parmağınızın bulunduğu yöne doğru dönecek ve aramaya
başlayacaktır. Dudaklarına dokunun ve bebeğinizin ağzını
açtığını göreceksiniz.
Bu yukarıda sayılan refleksler bebeğinizin dünyaya geldikten
sonra yaşamını idame ettirmesi ve uygun bir şekilde büyüyüp
gelişmesi için gerekli olan reflekslerden en önemlileridir.