Verem
[Tüberküloz —TB], soluduğumuz hava ile akciğerlere giren verem
bakterisinin (mikrobunun) yol açtığı bulaşıcı bir
hastalıktır.Verem mikrobu, aktif verem hastalığı olan bir
kişinin öksürmesi, hapşırması ya da konuşması ile havaya
yayılır.
Vereme
genellikle verem hastası birisi ile uzun süre kapalı bir yerde
birlikte bulunmak suretiyle yakalanılır.Verem mikrobu, yemek
tabaklarından, bardaklardan ya da diğer nesnelerden
başkalarına bulaşmaz.
Toplumda vereme
yakalanma riski fazla olan bazı gruplar vardır. Bunlar aşağıda
belirtilmektedir:
Sağlık görevlileri.
Alkol bağımlıları.
Yaşlılar.
Tutuklu ve hükümlüler dahil, çeşitli kurumlarda (yurt, huzur
evi, ıslah evi, koğuşlar vs) kalan ve çalışan kişiler.
Genel yaşam standartlarının altında, kalabalık ortamlarda
yaşayan kişiler (Vereme yoksul toplumlarda daha sık
rastlanmaktadır).
HIV virüsü taşıyan ve AIDS olan kişiler.
Bağışıklık sistemi zayıf olan, özellikle uzun süre kortizon
kullanan kişiler.
Şeker hastaları.
Ağır böbrek, karaciğer hastalığı gibi durumlar.
Verem
Mikrobunun Bulaşması
Verem mikrobu soluduğumuz hava ile akciğerlerimize girerek
orada çoğalmaya başlar. Bu mikroplardan bazıları böbrekler,
kemikler ya da beyin gibi, vücudun diğer kısımlarına yayılır.
Bu kişiye artık verem mikrobu bulaşmış demektir. Vücut
mikroplarla savaşırsa da genellikle hepsini yokedemez. Vücudun
savunma mekanizmaları, etkisiz durumda olan mikropların
çevresinde kapsül ya da duvarlar örer. Bu aşamada kişi
kendisini iyi hisseder. Verem mikrobu bulaşmış olan bir
kişinin vücudunda verem mikrobu bulunmaktadır. Ancak, hastalık
belirtisi yoktur ve kişi bu aşamada mikrobu başkalarına
bulaştıramaz. Bu aşamada yapılan tıbbi tedavi, verem
mikrobunun verem hastalığına yol açmasına engel olabilir.
Mikropların
aktif hale gelmeleri ve çoğalmaya başlamaları halinde, kişi
artık verem hastasıdır. Bu durum bir yıl içinde ya da uzun
yıllar sonra, genellikle vücudun HIV/AIDS, şeker hastalığı,
böbrek hastalığı, zatürre ya da kanser gibi başka enfeksiyon
ve hastalıklarla mücadele sonucu zayıf düştüğü bir sırada
ortaya çıkabilir. Verem hastası olan kişi verem mikrobunu
taşır ve hastalığın belirtilerini gösterir. Bu belirtiler
öksürük, yorgunluk, gece terlemeleri, kilo kaybı ve kan
tükürmeyi kapsayabilir. Verem olan bir kişi hastalığı
başkalarına bulaştırabilir.
Manto testi [Mantoux
Test] adı verilen bir deri testi, vücudunuzda verem mikrobu
olup olmadığını gösterebilir. Zararsız bir madde kolunuzdan
deri içine verilir. Aradan iki ya da üç gün geçtikten sonra
bir sağlık görevlisinin deride şişme olup olmadığını kontrol
etmesi gerekir. Size söylenen günde gelerek deri testini
kontrol ettirmeniz çok önemlidir. Test sonucu size bildirilir
ve başka tetkiklere gereksiniminizin olup olmadığı söylenir.
Test Sonuçları
Ne Anlama Gelir?
Testin Negatif Çıkması
Testin negatif çıkması, büyük bir olasılıkla vücudunuzda verem
mikrobu bulunmadığını gösterir. Ancak, sonuçtan emin olmak
için deri testinin tekrarlanması gerekebilir. Deri testleri
ile HIV virüsü taşıyan kişilerdeki ya da AIDS hastalarındaki
verem mikrobu her zaman saptanamadığından, HIV virüsü
taşımanız ya da AIDS olmanız halinde, doktorunuz başka
tetkikler yaptırmanızı isteyebilir.
Testin Pozitif Çıkması
Testin pozitif çıkması, vücudunuzda verem mikrobu olduğu
anlamına gelebilir. Bu sizin verem hastası olduğunuzu ya da
başkalarına mikrop bulaştırıp bulaştıramayacağınızı göstermez.
Test sonucu pozitif çıkarsa, verem olup olmadığınızın
belirlenmesi ve gerekli olan tedaviye karar verilmesi için,
göğüs röntgeni ve diğer bazı testler gibi daha fazla
tetkiklerin yapılması gerekmektedir.
Gerekli olan
tedavi türü, kişinin verem mikrobu taşıması ya da verem
hastası olup olmadığına bağlı olarak değişecektir. Verem
hastalığı ve bazı verem mikrobu bulaşması vakaları ilaçla
tedavi edilmektedir. Veremin tedavisinde modern ilaçlar çok
etkilidir. Birçok kişi düzenli olarak büyük kamu
hastanelerinde, verem savaş dispanserlerinde ayakta tedavi
yöntemiyle ya da uzman doktora giderek tedavi görebilirler.
Verem hastalığının geçmesi için, kişinin en az altı ay ilaç
kullanması gerekir. Bununla beraber, bazı vakalarda bu süre
daha uzun olabilir. Verem ilaçlarının düzenli olarak
alınmaması ya da verilen ilaçların bitirilmemesi halinde,
hastalık yeniden ortaya çıkabilir ve bu kez tedavi etmek daha
da güç olabilir. Bu nedenle, iyileşmek için kişinin ilaçlarını
düzenli olarak kullanması ve tüm tedavi setini bitirmesi
gerekir. Aile bireylerinin herhangi birisinin verem olması
halinde, ailenin geri kalan tüm bireyleri ve yakın temas
içinde bulunan kişiler, kendilerinde verem olup olmadığının
belirlenmesi için tetkikten geçirilirler.