Bugünlerde
bebeğiniz belirgin ihtiyaçlarını ve önceliklerini belli etmeye
başlar.
Çevresi ve kalıtımsal özellikleri kişiliğini oluşturur. Daha da
önemlisi, artık sadece fiziksel ihtiyaçlarının etkisiyle hareket
etmez, etrafında olup bitenden de keyif almaya başlar.
Örneğin bir sese doğru daha emin olarak döner ve hareket etmekte
olan bir insanı gözleriyle takip edebilir. (Bebeğin yüzünün
çoğunlukla bir yöne dönük olmasını sağlayan eskrim pozisyonu
nihayet kaybolmuştur.) Yüzleri incelemek çok hoşuna gider; saç
ve yüz arasındaki renk kontrastı ilgisini çeker.
Duyusal uyarılar bebeğiniz için artık çok daha önemlidir, çünkü
etrafındaki dünyayı duyuları sayesinde öğrenecek ve
tanıyacaktır. Artık uyanık olduğu anlarda kucağa alınıp
sallanmaktan eskisi kadar hoşlanmaz. Onunla konuşmanızı,
oynamanızı ve ona yeni şeyler göstermenizi ister. Uzun süre
yalnız kalmak asla hoşuna gitmeyecek ve bunu da hemen belli
edecektir.
Bebeğiniz ona verdiğiniz hemen her şeyi elleriyle tutacak ve her
seferinde daha önce bilmediği yeni bir objeyi tercih edecektir.
Artık nesnelerin sadece görünüşü ile değil, dokusu ve tadı(!)
ile de ilgilenmektedir. Kadife kumaşlar, tüylü oyuncaklar,
yastıklar gibi değişik dokuları tanımak hoşuna gidecektir. Bu
dönemde bebek sıcak ve soğuğun değişik dereceleri olduğunu da
keşfedecek, bazen bir objeyle oynarken o objenin şekil
değiştireceğini öğrenecektir. Bıraktığında bazı nesneler yeni
bir şekil alır; bazıları ise eski şekline döner. Bebek bunları
oyunları sırasında tekrar tekrar deneyerek öğrenir.
Renk, bebeğinizin görme yetisini geliştiren önemli bir unsurdur.
Siyah-beyaz oyuncaklara karşı ilgisini artık kaybetmekte ve ana
renklere karşı ilgisi artmaktadır. Pastel renkler ona henüz
çamur gibi kirli görünmektedir. Ona parlak kırmızı, mavi ve
yeşil gibi ana renklerden oluşan oyuncaklar; değişik şekil ve
desenlerde kumaşlar gösterip tepkilerini izleyebilirsiniz.
Üçüncü aya girdiğinde bebeğiniz kafasını daha iyi tutabilecek ve
biraz yardımla yarı oturur bir duruma geçebilecektir. Karnının
üzerine yattığında kafasını biraz kaldırabilir. Ayağa
kaldırdığınızda bacakları kıvrılır, ancak kafasını kısa bir süre
için de olsa dik tutabilir; ayrıca ayaklarını zıplayacakmış gibi
dışarı doğru itebilir.
Bebek kollarını yanlardan havaya kaldırabilir ve her iki elini
de havada vücudunun ortasında birleştirir. Birçok ebeveyn,
bebeğinin kirli nesneleri ağzına sokmasından korkar ve gereksiz
yere endişeye kapılır. Sabun, deterjan gibi temizlik maddeleri,
yutup boğulmasına neden olacak ufak şeyler ve bazı zehirli
bitkiler dışında endişelenmenize gerek yoktur. Unutmayın ki ona
tamamen steril bir dünya yaratamazsınız.
Bebeğiniz iyice hareketlenmeden evi bebeğe göre yeniden
düzenlemeniz doğru bir karar olacaktır. Bebek bakımı ile ilgili
her durumda olduğu gibi, evi düzenleme konusunda da iki farklı
görüş vardır. Birinci görüş “evi yeniden düzenlemeye, hi bir
şeyi kaldırmaya gerek yoktur” der. Böylece bebeğin neyin
ellenilebilir ve neyin ellenemez olduğunu daha çabuk
kavrayacağına inanılır. Diğer görüş ise, bebeği daha hayatının
başında “hayır” kelimesini duymaya alıştırmamak için evde yeni
bir düzenleme yapmak gerektiğini savunur.
Ancak belki de en iyi yol ikisinin ortasını bulmaktır. İyice
boşaltılmış ortamlarda yaşamak hem sizin için hem de bebek için
epey sıkıcı olacaktır. Ancak geçici bir süre için en azından
değerli eşyalarınızı ortadan kaldırabilirsiniz. Güvenli,
kırılmayacak ya da yerine rahatlıkla yenisi alınabilecek
eşyaların ortada kalmasında sakınca yoktur.
3. ayın sonuna geldiğinizde, bebeğiniz, ara ara uyansa bile
geceleri 10 saat kadar uyuyabilmelidir. Uyandığında ağlayabilir
veya sadece emziğiyle oyalanabilir. Bu yarı-uyanık dönemi uyku
saati boyunca yaşayacaktır. Yetişkinler de uykularında aynı
dönemi yaşarlar ancak onlar tamamen uyanmamaya programlıdır,
yatakta bir iki kez dönüp yeniden uykuya dalabilirler. Bebeğiniz
de, uyanır uyanmaz yanına koşmadığınız sürece, aynı düzeni kendi
kendine bulacaktır. Uyandığı anda yanına gitmeniz onu yanında
annesi olmadan tekrar uyuyamayacağına inandırır.
Bu yaştaki bebeklerin uyuyana kadar ağlaması çok sık görülen bir
durumdur. Ağlamanın, onu bir şekilde rahatlattığı gözlenmiştir.
Ancak bebeğiniz, yatağına yattığı anda ağlamaya başlıyorsa, gün
boyunca yeteri kadar uyanık kalmadığı sonucunu çıkarabilirsiniz.
Bu nedenle, eğer uykusu yoksa ya da uyumuyorsa bebeği yatağında
tutmayın. Bebek uyku ile yatağı bir tutmalıdır. Diğer yandan,
özellikle uykudan önce uyarılmışsa, uyumakta güçlük çekebilir.
Böyle zamanlarda bebeği sakinleştirmek için biraz emzirmeyi veya
mama vermeyi (böylelikle bebeğinizin karnı hemen
acıkmayacaktır), bezini değiştirmeyi ve biraz sallamayı deneyin.
Bebeğinizin sabah uyanma saati en son beslendiği saat ile doğru
orantılı olabilir, ancak bu şart da değildir; bazı bebekler ne
zaman beslenirse beslensinler, kurulmuş saat gibi sabah 6.00’da,
hatta daha erken uyanabilirler. Bebeğin günlük uykusunu bir
düzene sokmaya çalışmak bazen boş bir çaba olabilir. Bazen oyun
zamanını kısa tutup öğleden sonra erken bir saatte yatmasını
isteyebilirsiniz ama o bunu reddeder. Başka bir gün ise onu
görmeye gelen misafirlerinizle oynasın, maskaralık yapsın
istersiniz ancak o uyumayı tercih eder.
Üç aylık bebek konuşma amaçlı sesler de çıkarmaya başlar. Müzik
veya konuşma sesleri, bebek sinirli iken onu sadece
rahatlatmakla kalmayacak, küçüğünüzün birtakım sesler çıkararak
bu seslere tepki vermesini de sağlayacaktır. Eğer böyle sesler
çıkarıyorsa, keyfi yerinde demektir. Ayrıca bu dönemde yeni bir
numara daha dener: tükürükle balon yapmak!
Bebeğiniz, ona sorulan sorulara ahenkli sesler çıkararak cevap
verir ve karşısındakinden de aynı şeyi bekler. Ay sonunda
aranızda, 15-20 dakikalık bir “ohh’lar ve ahh’lar” diyaloğu
geçebilir. Ara sıra bebekle beraber derin bir nefes alıp aynı
sesi çıkarabilirsiniz.
Bebek uyanıkken zamanının çoğunu ellerine bakarak ve onlarla
oynayarak geçirir. Şimdiye kadar bebeğiniz ellerini yumruk
şeklinde tutuyordu. Üçüncü ayda ellerini daha serbest hareket
ettirecek ve sonunda tamamen açık bırakacaktır. Böylece yeni
oyuncaklar ortaya çıkacaktır: tam on minik parmak. Üçüncü ay
onlara bakmak ve parmakların hareketlerini gözlemlemekle geçer.
Ellerini her gördüğünde şaşıracak ve yeniden bulduğuna
sevinecektir.
Üç aylık bebeğinizi yıkarken veya üstünü değiştirirken ona
vücudunu anlatın, uzuvlarını tanıtın. Böylece konuşmaya
başlamadan çok önce, sorulduğunda ayaklarını veya kulaklarını
gösterebilir. Kısa ninniler veya yumuşak tonda anlatılan
masallar ve şarkılı oyunlardan çok hoşlanır ve bunu çıkardığı
seslerle belli eder. Elinizi çırpmanız, kafanızı sallamanız ya
da dil çıkarmanız onu çok etkileyecektir.
BU AYIN EN ÖNEMLİ AŞAMASI: BEBEĞİNİZ KARIN ÜSTÜ YATARKEN
KOLLARIYLA İTEREK GÖĞSÜNÜ HAVAYA KALDIRABİLİR.
3.AY DÖNÜM NOKTALARI
SOSYAL FİZİKSEL ZİHİNSEL
• Yakınlarını tanımaya ve ayırt etmeye başlar.
• Kolayca güler.
• Ağlamalar azalır.
• Seslere ses çıkartarak karşılık verir.
• Anne ve babasına farklı davranır: yanındayken onların
dikkatini çekmeye çalışır
• Karın üstü yatarken kol ve dirseklerinin üzerinde vücudunu
kaldırır ve bu şekilde 5-10 saniye kadar durur.
• Destekle kucakta oturabilir.
• Yüz ifadesi ve çıkardığı sesler güçlenir.
• Kucağa alınırken tüm vücudunu toplar.
• Yakalama refleksi kaybolur; elleri genelde açık durur.
• Elleriyle yüzünü, gözlerini ve ağzını keşfetmeye çalışır.
• Bir oyuncağı tutmak ve sallamak ister.
• Bir nesneyi gözünün bir ucundan diğerine kadar takip edebilir.
• Sesleri, dışarıdan duyduğu şeylere tepki olarak değil, kendi
içinden gelenlere tepki olarak çıkarmaktadır.
• El ve kollarını daha çok hareket ettirir.
• Nesnelere vurabilir.
• Yaptığı hareketlerden ödül bekleyerek hafızasını kullanmaya
başladığını gösterir.
• Başını ve boynunu çevirerek sesin kaynağını arar.
• Dinlemek için emmeyi bırakır.
• Konuşma seslerini diğer seslerden ayırt eder.
4.ay için
tıklayın